Thursday, November 20, 2008

TÜRKİYE FELSEFE KURUMU BAŞKANI
IOANNA KUÇURADİ’NİN
2008 DÜNYA FELSEFE GÜNÜ MESAJI



Dünya Felsefe Günü bu yıl, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 60. yılı kutlamalarıyla bağlantılı olarak kutlanıyor.



UNESCO Genel Direktörü de, Dünya Felsefe Günüyle ilgili olarak yayınladığı mesajda, bu Bildirgenin Felsefeyle ilgisini şöyle vurguluyor: “Felsefe bakımından büyük önemi olan 1948 Bildirgesi, insanların ve haklarının evrenselliğini dolaylı olarak anımsatıyor. Aynı zamanda modernliğimizin temelinde bulunan insan onuru, özgürlük ve evrensellik gibi anahtar kavramları bugün gözden geçirme fırsatını sağlıyor”.



Bildirgenin 60. yılı kutlamalarının motto’su “hepimiz için onur ve adalet”tir. Bunlar, ancak felsefeyle içeriğini görebileceğimiz iki kavram ve taleptir.



Nitekim insan haklarının etik ilkeler olarak vurgulandığı ve insan hakları derslerinin Felsefe Bölümlerinde, kavramları merkeze alınarak verildiği pekaz ülkedeniz; belki de ilk örneğini veren ülkeyiz. Bu nedenle Bildirgenin 2008 Dünya Felsefe Günü kutlamalarının merkezine alınması bizler için özellikle sevindiricidir.



Değerli Meslekdaşlarım,
Sevgili Felsefe Öğrencileri,
Sevgili Felsefe Dostları,



Bu yıl, Dünya Felsefe Günü etkinliklerinize, uygun gördüğünüz takdirde, insan haklarının, insan onurunun ve bunlarla ilgili fikirlerin içeriğinin görülmesine yardımcı olabilecek çalışmalar da kapsatmanız dileğiyle, Felsefe Gününüzü kutlar; insan onurunun ne olduğunu çevrenizdekilere anlatmada ve görülebilmesini sağlamada sizlere başarılar dilerim.




Palermo, 20 Kasım 2008

Ioanna Kuçuradi

Thursday, November 13, 2008





2008 MERSİN FELSEFE GÜNLERİ PROĞRAMI




İÇEL SANAT KULÜBÜ-FELSEFECİLER DERNEĞİ MERSİN ŞUBESİ- TARSUS ARATOS DERGİ
''FELSEFE VE İNSAN İLİŞKİLERİ''
ORTAK ETKİNLİK PROĞRAMI





MERSİN FELSEFE GÜNLERİ
14-15-16 KASIM-2008
I.GÜN 14 KASIM-2008 CUMA
saat:17.00
AÇILIŞ-ANMA. konuşmacı:Prof.Dr.ULUĞ NUTKU
ARSLAN KAYNARDAĞ ANMASI.Yrd..Doç.Dr.MUSTAFA GÜNAY
yer:İÇEL SANAT KULÜBÜ-nevit Kodallı salonu
akşam,İÇEL SANAT KULÜBÜ LOKALİNDE DOSTLUK YEMEĞİ


II.GÜN 15 KASIM 2008 -CUMARTESİ
saat:10.30
I.OTURUM
oturum başkanı:Prof.Dr.ULUĞ NUTKU
konuşmacılar:
Prof.Dr.ADNAN GÜMÜŞ
öğr.gör.ÖZLEM DUVA KAYA
Öğr.Gör. CELAL GÜRBÜZ
yer:İÇEL SANAT KULÜBÜ-nevit Kodallı salonu


SAAT 12.30 ÖĞLE YEMEĞİ-ARA

II.OTURUM
saat.14.00
oturum başkanı:Prof.DR. ULUĞ NUTKU
konuşmacılar:
Prof.Dr. BETÜL ÇOTUKSÖKEN
Yrd.Doç.Dr. MUSTAFA GÜNAY
Yrd.Doç.Dr..ZEHRAGÜL AŞKIN
Yrd.Doç.Dr.EYÜP ERDOĞAN
yer:İÇEL SANAT KULÜBÜ-nevit Kodallı salonu

III.GÜN 16 KASIM 2008-PAZAR
GEZİ
TARSUS''ARATOSUN İZİNDE''
söyleşi:St.Paul.Cafe
TARSUSLU FİLOZOFLAR-UĞUR PİŞMANLIK
hareket:MKM.Önü saat:08.30

Tuesday, July 01, 2008

Özne'nin yeni sayısını edinmek için






Değerli okurlarımız,
Özne’nin 8. sayısı çıktı. Ancak bu sayıyı dağıtıma veremediğimiz için kitapçılarda bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni sayımızı edinmek isteyenler bizimle iletişim kurarlarsa, dergi adreslerine gönderilecektir.
Tek sayı+gönderim ücreti: 10 YTL.
Bireysel abonelik: 25 YTL
Kurumsal abonelik: 50 YTL.
Posta çeki: 1097014 (Mustafa Günay adına)
Dergi bedelini posta çeki hesabına yatırıp, bize bilgi verirseniz derginiz verdiğiniz adrese gönderilecektir.
Saygılarımızla

Özne Yayın Kurulu


ÖZNE 8. Kitap İçindekiler

“Türkiye’yi Düşünmek” Dosyası:

Avrupa ve Türkiye, Nasıl Bir Felsefe?-Gerrit Steunebrink ile Söyleşi/ Güncel Önkal
Bir Toplumsal Değişim Modeli Olarak Türk Devrimi ve Günümüz Türkiye’si/ Mesut Yıldız
Bilim, Pozitivizm, Siyasa/Eyüp Erdoğan
Üç Tarz-ı Siyasetin Epistemolojisi/Mehmet Özcan
Doğu-Batı Sorununa Takiyettin Mengüşoğlu’nun Bakışı/ Taşkıner Ketenci
Modern Türkiye’de İslamcılık ve Küreselleşme İlişkisi/ A.Kadir Çetin
Atatürkçülüğün Aydınlanmacı Dinamikleri Işığında Türkiye’yi Düşünmek/Sara Çelik
Günümüzde Türkiye, Dünya, Eleştirel Düşünce ve Atatürk/ Yaman Örs, Burcu Baytemir

Türkiye Nasıl Kurtulur?/ Tan Doğan
Türkiye’yi Düşünmek/Sibel Öztürk Güntöre

Anadolu Dergisinden İki Yazı Hakkında Kısa Bir Giriş: Taşkıner Ketenci
Asl-ı Hakikat/ Mehmet Halit
Anadolu Cumhuriyetinin Maarif Mefkuresi/ İrfan Nabi

Türk ve Alman Şiirinde Şairlerin Benliklerinin Dışavurumu/ Ahmet Sarı
Doğu ve Batı Düşüncesinde İçsel Bilgi/ Könül Bünyadzade
Selahattin Halilov İle Söyleşi: Doğu, Batı ve Felsefi Yaklaşımlar Üzerine/Mustafa Günay
Doğu mu Haklı Batı mı?/ Olcay Yılmaz

Geleceğin Ailesinin Geçirdiği Tarihsel Yol/Ebulfez Süleymanov

Pierre Bourdieu’da “Habitus” ve “Hayat tarzı alanı” Kavramları’nın İlişkisi Üzerine/ Arslan Topakkaya
Heidegger’de Varlık ve Zaman/Zehragül Aşkın
Heidegger’in Zaman Anlayışıyla Karşılaştırmalı Olarak Levinas’ın Zaman Anlayışı/ Burcu Akpınar
Kant’ın Yetiler Öğretisi Üzerine/ Süreyya Su
Theodor W. Adorno’ya Göre Balzac’ı Okumak/ Adem Palabıyık
Çağdaş Bir Fransız Filozofu: Quentin Meillassoux ve Düşüncesi/ Abdullah Şevki
Türkiye’de Maurice Blonchot’yu Düşünmek: Yazarken Dünyanın En Çok Susan Adamı/Yeşim Keskin-Volkan Çelebi
Felsefeyi Terk Etmiş Bir Dünyada Yozlaşma/ Ata Demir

Müzakereler Üzerine Notlar/Sadık Erol Er
Neyi Yazıyoruz/ Arda Cevahir
Felsefece(şiir)/Tan Doğan

Web:
http://oznefelsefesanat.blogspot.com/
e-posta:
f.mustafagunay@cu.edu.tr
mgunay@cu.edu.tr
oznefelsefesanat@yahoo.com

Monday, June 09, 2008

Felsefeyi seven ve sevdiren adam...

Doğan HIZLAN
dhizlan@hurriyet.com.tr

Felsefeyi seven ve sevdiren adam


ÜNİVERSİTE yıllarımın unutamadığım kişiliklerinden biri de ebediyete uğurladığımız felsefeci Arslan Kaynardağ’dır (1923-2008).


O da bildiklerini, inandıklarını söyleyen, yazan, bunun bedelini de yakınmadan ödeyen kuşaktandı.Ben tanıdığımda, Sahaflar Çarşısı’nda bir kitap sergisi vardı, yanlış anımsamıyorsam büyük bir masa üstünde kitapları sergilerdi. Sonraları bir dükkán kiraladı, Elif Kitabevi’ni açtı. Yaşamının ayrıntısını Zuhal Köseoğlu’nun Bir Felsefe Áşığıyla Candan Bir Söyleşisi’nde bulabilirsiniz.Ben okuduklarımın bir bölümünü kütüphaneci dostlarıma, bir bölümünü de iyi, bilgili kitapçılara borçluyum.Arslan Kaynardağ, bu tür bir kitapçıydı. Ama o yazardı. Gittiğimizde bize kitap tavsiye eder, neyi niçin okumamız gerektiği konusunda bizi aydınlatırdı.Ondan aldığım ilk kitap, Will Durant’ın The Story of Philosophy’siydi. Bir yılbaşı gecesini o kitabın bana verdiği mutlulukla geçirmiştim.


* * *
BİLGİLİ insanların, bilgilerini başkalarıyla bölüştükleri oranda topluma yararlı olduğu inancındayım.O da bildiklerini anlattı, yazdı, felsefeyi ve felsefecileri sevdirdi. Birçok kişi felsefeye merak sardıysa, Türkiye’deki felsefecileri öğrendiyse, bunda onun payı büyüktür.Kaynardağ, yukarıda adını andığım konuşmasında felsefeyi şöyle tanımlıyor:"Felsefe, insanı düşünce, bilgi ve kültürün önemli yönleri üzerinde bilgilendirip aydınlattığı gibi, kavramları sorgulamayı da öğretir. Bildiğimizi sandığımız kavramların çoğunu bilmediğimiz, felsefe yaparak ortaya çıkar. Nelerin gerçek, nelerin yapay sorun olduğu da felsefe ile daha iyi anlaşılır."


Kırk üç sayı Kitap Belleten’i çıkardı. Mustafa Günay’ın belirttiği gibi, felsefenin kurumsallaşması için emek verdi. Birçok felsefe sempozyumu ona adandı, onur konuğu olarak o toplantılarda bulundu.Doğan Özlem’in Felsefe Dünyamızda Örneği Olmayan Bir Çalışma: Felsefecilerle Söyleşiler yazısında, Arslan Kaynardağ’ın söyleşilerinin önemini, kitabın işlevini anlatmaktadır:"Kaynardağ’ın söyleşileri, yalnızca kendileriyle söyleşilen sekiz hocanın yaşamları, felsefi görüşleri hakkında okuru bilgilendirmekle kalmıyor; okurun, ülkemizin 1930-1980 arasındaki yarım yüzyılın kültürel atmosferi hakkında da bir fikir edinmesini sağlıyor."

* * *

ONU kitaplarıyla anacağız, bize felsefeyi sevdirdiği için de unutmayacağız.


Yaralandığım kaynak:Arslan Kaynardağ’a Armağan, Türkiye’de Felsefenin Kurumsallaşması.Yayına Hazırlayan: Mustafa Günay, İlya Yayınevi.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9110665.asp?yazarid=4

6 Haziran 2008


Arslan Kaynardağ


Arslan Kaynardağ (1923-2008)
Sevgili Arslan Ağabey'i her zaman gülümseyen yüzü, sıcak sesi ve felsefe dünyamıza katkılarıyla hatırlayacağız. Felsefe dünyamızın başı sağ olsun...

Wednesday, June 04, 2008

İNSAN-TOPLUM BİLİMLERİ VE FELSEFE
SEMPOZYUMU: 5



Konu: Araştırma ve Yöntem Sorunları

Tarih: 06-07 Haziran 2008

Düzenleyenler: Maltepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü, Psikoloji Bölümü, Sosyoloji Bölümü

Yer: Marmara Eğitim Köyü, Yabancı Diller Binası, Mustafa Necati Konferans Salonu

Program:

06 HAZİRAN 2008 Cuma

09:00-10:00 Kayıt
10:00-10:30 Açılış Konuşmaları

I. Oturum: 10.30-12:00
“Bilimde Etik Sorunlar”
Oturum Başkanı:
Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN (Maltepe Üniversitesi)
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Ayşe ERZAN (TÜBA)
Prof. Dr. İlhan TEKELİ (TÜBA)

Öğle Arası: 12:00-13:30

II. Oturum: 13:30-15:30
“Niteliksel ve Niceliksel Araştırma Yöntemleri”
Oturum Başkanı:
Prof. Dr. Bahattin AKŞİT (Maltepe Üniversitesi)
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Robert NEWMAN
Doç. Dr. Oğuz IŞIK (ODTÜ)
Prof. Dr. Zuhal KARAHAN KARA (Harran Üniversitesi)
Prof. Dr. Nursel TELMAN (Maltepe Üniversitesi)

Çay-Kahve Arası: 15:30-16:00

III. Oturum: 16:00-17:30
“Araştırma Kurumlarının Yaptığı Son Araştırmalar I”
Oturum Başkanı:
Prof. Dr. Sabahattin GÜLLÜLÜ (Maltepe Üniversitesi)
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Ali ÇARKOĞLU (Sabancı Üniversitesi)
Bekir AĞIRDIR (KONDA)
Dr. Sezgin TÜZÜN (VERİ)

Kokteyl: 17:30 - 18:30

07 HAZİRAN 2008 Cumartesi

IV. Oturum: 10:00-11:30
“Araştırma Kurumlarının Yaptığı Son Araştırmalar II”
Oturum Başkanı:
Prof. Dr. Nursel TELMAN (Maltepe Üniversitesi)
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Yılmaz ESMER (Bahçeşehir Üniversitesi)
Neyyir BERKTAY (Eğitim Reformu Girişimi)

Çay-Kahve Arası: 11:30-12:00

V. Oturum: 12:00-13.30
“Sosyal Bilim Araştırmalarında Etik Sorunlar”
Oturum Başkanı:
Prof. Dr. Sevgi İYİ (Maltepe Üniversitesi)
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Belma AKŞİT (Maltepe Üniversitesi)
Prof. Dr. İoanna KUÇURADİ (Maltepe Üniversitesi)


İletişim:
Arş.Gör. Dilek Arlı
Maltepe Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Tel: 0 216 626 10 50/ 1101/1102/1104
Fax: 0 216 626 11 13
www. maltepe.edu.tr
e-posta:
dilekarli@maltepe.edu.tr

T.C. Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinin her yıl düzenlemekte olduğu İnsan-Toplum Bilimleri ve Felsefe Sempozyumunun “Araştırma ve Yöntem Sorunları” konulu beşincisi bu yıl 6-7 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştirilecektir.
Marmara Eğitim Köyü, Yabancı Diller Binası, Mustafa Necati Konferans Salonunda yapılacak olan sempozyuma ulaşım için Maltepe merkezde bulunan Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi önünden saat 8.00, 8.30, 9.00 ve 9.30’da hareket edecek olan servisler kullanılabilir.



Friday, May 30, 2008

Hayyam: Üç Rübai



Hayyam: Üç Rübai

Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe?
Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işde.




Yokluk suyuyla ekilmiş tohumum benim
Gam ateşiyle tutuşmuş yanar yüreğim
Alındığım toprağa verilmeden önce
Dünyanın serseri yelleri önündeyim.



Gönlünü hoş tut, sonu gelmez kaygıların
Gök kubbede çatışması bitmez yıldızların
Senin toprağa karışacak bedenlerinse
Tuğla olacak sarayına başkalarının.

Lucretius: Varlığın Yapısı'ndan Bir bölüm


LUCRETIUS CARUS
VARLIĞIN YAPISI(De Rerum Natura)kitabından bir bölüm


Varlığın İlkeleri, Boşluk - Öğeler



Göstereyim yoktan gelmediğini varlığın:
yokolmaz artık bir kez varolan, göremeyiz
Nesnelerin ilkelerini, budur seni yanıltan.
Anlatayım sana gerçek olduğunu görünmeyenin de.
Birtakım olaylar sayacağım: Önce korkunç
Çarpışlarıyla denizi döven, kocaman gemileri
Deviren, bulutları parçalayan, dağıtan yeller,
Yelçevrintileri geniş ovalarda dolaşan,
Sürükler devrilmiş büyük ağaçları, süpürür
Tepelerini yüksek dağların, alt üst eder
Ormanları sağnaklar, görünmeyen varlıklardır
Gürleyen, uğuldayan, homurdanan korkunç yeller,
Yerler toz duman, çalkanan denizler, boşanan sağnaklar,
Uzaklara savrulan bulutlar, yeller yüzünden.
Önce durgun görünür, sonra birden dağlardan
İnen yağmurlarla beslenen, orman yıkıntılarını
Silen süpüren, bütün ağaçları sürükleyen,
Azgın ırmaklar gibi taşan esen yeller,
Ne köprüler dayanır bu taşkınlara, ne yağmurdan
Kabaran ırmakların gücüne direnecek ayak kalır,
İşte bunlar gibi yıkar korkunç gümbürtülerle
Yeller kocaman yığınları, nasıl yıkarsa
Büyük sağnaklar önüne geleni. Ne çıkarsa
Karşısına yüklenir, devirir sürekli vuruşlarla,
Sarsar taşan bir ırmak gibi sürükler, sallar,
Götürür, yokeder, atar içine çevrintilerin,
Böyledir azgın sağnaklar, savuran kasırgalar.
Görünmeyen, yalnızca sezilen varlıklardır
Tüm esen yeller, yaptıkları işlerle,
Yer kaplayan nesnel özleriyle görünen
Büyük ırmaklarla yarışırlar. İşte böyledir
Görünmeyen, sessiz, değişik türde korkular da,
Görmeyiz burnumuza gelişini sezdiğimiz kokuyu,
Duyularımıza gelen sıcağı, soğuğu da,
Ne de işittiğimiz sesi görebiliriz, oysa
Bunlar, tümden, yer kaplayan nesnel varlıklar,
Bunlar olmasa çalışmazdı başka türlü duyular,
Dokunma, dokunulma gücü olmasa gövdemizin
Bilemezdik bunların bir tekini bile.
Sereriz giysileri dalgaların kırıldığı kıyılara
Islanırlar, kururlar sonra güneşte, oysa
Ne ıslaklığın yapısını görürüz, ne de
Sıcaklığın etkileyen özünü, besbelli
Çok ufacık öğelere bölünmüş, ayrılmış hepsi,
Bir yolu yoktur onları görmenin gözle.
Yıllar geçer aradan, aşınır parmakta yüzük,
Oyar bir oluktan damlayan su taşı geçen
Sürenin akışında, incelir toprağa sürünen
Kaskatı sapan demiri görünmeden evleklerde,
Böyle yıpranır kaldırımlar da yıllar boyu
Gelip geçenlerin ayakları altında...
Aşınmış, kapı tokmakları biz görmeden, gizlice,
Sık sık tapınaklara gelenlerin sağ elleriyle
Dokunmadan, yıpranmış gördüğümüz nesneler, kırılıp
Dökülmüş böyle sürtünmekle, dokunmakla, dağılmış.
Gizler bizden bu olayları doğa, göstermez,
Sonradan, ana varlık ayırır bu nesneleri bölümlere,
Birleştirir uyarınca, yaratır yeniden, düzenler,
Yetmez gözümüzün gücü bunları görmeye.
Ne yaşam gücü tükenir, eksilir bu nesnelerin
Ne yaşlanma, kocalma söz konusudur onlarda,
Ne tuz tükenir, ne kayalar biter denizlerde,
Anlaşılmaz bu oluşumlar kısa sürede, doğada
Birleşemez nesneler, boşluklar var arada, evrende,
Uygundur bunların bilinmesi, yanılmayı düşünme
Sürekli bir araştırmada, varlık bütünü yolunda,
Kuşku duymayasın açıklamamızdan, görüşümüzden.
Boşluklar vardır nesnelerin içinde, el değmemiş,
Gözler görmemiş bilesin, yoksa bir kımıldama bile
Olamazdı bu nesnel varlıklarda, bu yüzdendir
Tüm nesnelerin devinmesi, birtakım işler görmesi,
Birbirinin yanında, devinmeden kalırdı hepsi
Boşluk olmasa, engellerdi birbirini nesneler,
Bir neden kalmazdı devinmeye, yer değiştirmeye,
Görürüz denizleri, karaları, göklerin yükselişini,
Daha birçok nesnenin türlü durumlarda, biçimlerde
Devindiğini görürüz açıkça, boşluk olmasa
Devinme de olmazdı nesnelerde, kendiliğinden,
Kuşaklar bile varolmazdı, kalırdı kaskatı
Olduğu yerde nesneler, kımıldamadan.
Düşünülse bile dolu nesnelerin varlığı
Kolay olmaz bunları varlıklarda görmek, anlamak
Kayalardan, oyuklardan, yarıklardan sızan suların
Besin verir ıslaklığı dökülen bol damlalarla
Diri varlıklara kendiliğinden, gelişir böylece
Ormanlar günden güne bolluk yağar ortalığa,
Kaynaklardan çıkan besleyici özler dağılır
Bütün dallara yayılır kökler aracılığıyla.
Sesler çıkar dalgalardan, kapı sürgülerinden
Evlerin, gıcırtılar gelir, katılık verir
Kemiklere soğuk, olmasaydı boşluk olmazdı
Bunlar da, görülmezdi karşılıklı dönüşme nesnelerde,
Bir olay doğmazdı boşluğun olmayışı yüzünden.
Nedendir gördüğümüz eşit büyüklükte nesnelerin
Birbirinden ağır geldiğini? Yoksa eşit olurdu
Bir yün yumağıyla kurşunun ağırlığı eş boyutlarda,
Basınç eşit olsaydı bütün nesnelerde. Ne denli
Düşse de somut nesneler, yine boşluklar vardır
İçlerinde, bundandır yeğnikliği büyük olanın,
Daha büyüktür içerdiği boşluklar, budur neden.
Daha ağırdır içinde daha küçük boşluk olan
Nesneler, budur anlatmak istediğim kolayca,
Bundandır nesnelerde boşluklar dememiz de,
Gerçekten ayırmasın seni diye, bu konuda
Çürütmem gerekir başkalarının düşüncelerini.
Onlar, pullu balıkların su dolar arkadan boşluklarına
İtilir ileri, yer değiştirip diyorlar, buymuş devinme,
Sularla çarpışarak, yüzmenin nedeni suda,
Böyle değiştirmiş yerleri, dolu olmalarına karşın,
Aralarında, yanlış olsa gerektir bu açıklama,
Nasıl ilerlerdi yüzücüler, nasıl değiştirirlerdi
Yerlerini bir kez, boşluk olmasa suların özünde?
Geriye çekildikçe sular, boşluk nedeniyle,
İlerler öne doğru balıklar, ya kendiliğinden
Devinir nesneler, ya da içlerinde boşluk var
Benimsemek gerek bu görüşü, başka türlü değil
Devinmenin açıklanışı, başlaması bile.
Önce çarpışır, sonra ayrılır iki nesne
Birbirinden, soluk dolar gereğince aralarına,
Açılan boşluğa, çok hızlı devindiğinden dolayı
Akar gibidir yel, doldurur ortalığı baştan başa
Birden, işte bu yüzdendir hızla doldurması
Havanın boşalan bir yeri, açılan boşluğu da.
Söylemek yanlıştır bu konuda, nesnelerin
Birbirinden ayrılması, bütün öteki olaylar
Yoğunlaşması, katılaşması yüzündendir havanın,
Oysa yanlıştır bu düşünce, gerçekte böyle değil
Boşluğun oluşu, yine o soluktur boşalan yeri
Dolduran, oysa yanlıştır havanın böyle
Katılaştığını öne sürmek, bir boşluğun
Bulunmadığını söylemek. Nesnelerin birleşmesi,
Çekilmesi, açılıp kavuşması düşünülse bile
Devinmede kaçınılmazdır nesnelerin içlerinde
Bir boşluğun bulunması, devinmeyi sağlaması.
Göstermem gerek sana bu konuda birçok kanıt,
Bunlarla kazanırım güvenini senin,
Yeter anlayabilmen için gerçeği,
Şu birkaç çizgi bile sana bolca:
Dağbaşında birini kovalayan köpekler,
Bulurlar koklayarak yapraklar arasında
Burunlarıyla en kesin izleri şaşmadan, sen de
Görürsün ötekilerden ayrı bütün nesnelerin
İçinde saklı, görünmeyen işleri, burada,
Kavrarsın onların özünü, bulursun gerçeği.
Yavaşlarsa çalışman, bıkarsın konudan, o gün
Bunu sererim gözlerinin önüne yeniden Memmius:
Yudum yudum içmek için yaklaşıyorum kaynaklara,
Bu bilgilerden zenginleşecek benim dilim,
Korkuyorum yaşlılığım yüzünden bozulacak
Diye bu derli toplu düzen. Çözülmesin sürgüsü
Yaşadığımız kapının, duyacaksın tüm şiirlerimde
Gösterilen kanıtların çokluğunu bu konuda,
Dönelim bir daha eski sözümüze, burada:
İki kaynağı vardır tüm varlığın, nesnelerin,
Biri boşluk, öteki kurucu öğe, ilke denen,
Bunların içinde gelişir, devinir varlık, yeter
Sağduyu anlamak için nesnelerin oluş ilkelerini,
Hepsinin kurucu, bütünleyen özlerini.
Bilinmeyen olayların kavranmasında, bulamayız
Daha sağlam bir ilke anlığımız için.
Olmasaydı boşluk denen uzay, bir yer bulamazdı
Nesneler, olanak kalmazdı gidip gelmeye,
Sevinmeye, biraz önce açıkladığımız gibi
Sana bu konuda, Üçüncü bir ilkenin
Söylenemez bulunduğu varlık için,
Yalnız boşluk, bir de somut nesneler var,
Başka bir varlık olsaydı, gerekirdi onun da
Ya daha büyük, ya daha küçük olması, görülür
Yumuşak ya da katı bir dokunma sonunda
Yer kaplayan nesnelerin tüm düzeninde
Bir gelişmenin sürüp gittiği boyuna,
Dokunma olmadan nesnenin bir bölümünde
Ne bir değişme gerçekleşir, ne dönüşme,
Bu yüzden, bu doldurulmamış yere gerekir
Boşluk adını vermemiz düşünce dizgemizde.
Hangi nedenle olursa olsun varlığın başka
Varlıklara karşı ya etkileyen, ya da
Etkilenen bir özelliği vardır, kesin, olamaz
Somut varlık olmadan etkileme, etkilenme.
Olmadan boşluk, bağımsız devinme olmaz uzay,
Bundandır boşlukla öğeler dışında bir ilkenin
Bulunmadığı nesnel varlık düzeninde. Güvenilmez
Salt düşünmekle duyulara gelmeyen varlığa.
Tüm nesneler bu iki bağdaşık ilkeden çıkar,
Yoktur bunların dışında bir olay, bir kural,
Göremeyiz yok edici, ayırıcı başka bir ilke,
Bu yüzdendir taşın ağırlığı, suda akıcılık.
Somut nesnelerde saklıdır dokunma gücü,
Boşluk dediğimiz ilkede değil. Tutsaklık,
Bağımsızlık, yoksulluk, varsıllık, varolan,
yokolan, bir de bütün değişmeler olamaz
Nesnelerin kurucu öğeleri olmadan, böyledir
Alıştığımız, doğru dediğimiz tüm olaylar.
Zaman kendince bir varlık değildir gerçekte.
Nesnelerden gelir duyumlarımız, unutmalarımız,
Gelir, çarpar duyularımız ne varsa, sonradan
Kavranamaz duyularla zaman, nesnelerin oluşumu,
Davranış türleri anlaşılmadan, olamaz süre,
Savaşı gerekli kılmış Troyalılar için bakılırsa
Söylentilere kaçırılan Melena'nın kurtarılması,
Gerçekten bunlar olmasaydı, bilinemezdi
İnsan soyunca bu olay bize göre, getirilemez
Geçen günler bir daha geri, bir kez olmuş
Bitmiş olaylar, ne olayların geçtiği söylenen
Yerler, ne geçen günler döner bir daha geri.
İlk yer kaplayıcı öz bulunmazsa nesnelerde
Ne yer olur, ne bütün olayların geçtiği uzay,
Ne güzel Helena'nın sevgi ateşi, günün birinde
Tutuştururdu Frigyalı Aleksander'in gönlünü,
Ne dillerde söylenen, yürekler doğrayan
Savaşlar olurdu, ne kaleler yakılır, yıkılır,
Ne tahta atla Grekler girerdi gece Troya'ya,
Anlarsın bütün bunlardan, geçen olaylardan
Kendiliğinden doğmadığını öğelerin oluşumu gibi.
Boşluğun bile sözü edilmez bu konuda, birçok
Olayın ortaya çıkışında etkindir kurucu öğeler,
Onları kapsayan uzay. Nesnelerin kurucu özleri
Somuttur, bunlar birleşir kendi aralarında
Bağdaşır nesnel ilkeler denen kurucu öğeler.
Çok dayanıklıdır, sıkıdır bu kurucu öğeler,
İlközler dediğimiz, giremez içlerine başka
Bir nesne dıştan, bölünmezler, bağlı birbirine,
Güçtür inanmak buna gerçekten, hangi nesnelerde
Özüne girilmez öğelerin bulunduğuna, güçtür.
Yıldırım düşer, girer evlerin çatılarına, gökten,
Bir gürültü kopar, bir ses, akkor oluşu gibi
Demirin ocakta, kızgın buğularla dolar uzay,
Dağılır kayalar, yıldırım sıcaklığından, erir
Altın, akar madenlerin özü buzlar gibi.
İşler sıcaklık gümüşe, yüreğe değin soğuk.
Duyarız sıcağı, soğuğu sağ elle tutunca yukardan
İçine su dökülen kabı, çok görülmüş evrende
Özüne girilemeyen nesnelerin varlığı, bundandır
Nesnelerin özüyle uğraşmam, dinle birkaç dizeyle
Neler anlatacağım sana; sonsuzca kalan vardır,
Gerçek bu, somut varlıklar, dayanıklı, bunlardır
Kurucu özler, onlardır evrende tüm oluşların
Nedeni. Öğeler, içinde nesnelerin devindiği boş uzay
Varlığın iki kurucu öğesidir, gerçekten.
Bilindiği gibi büsbütün değişiktir evren,
Bozulmadan, dağılmadan tüm kurucu öğelerin
Kendiliğinden saklandığı, kaldığı bir yerdir.
Uzayın yayıldığı boşluk denen alanda
Bulunmaz bir nesne, nesnelerin olduğu
Yerde de bir boşluk olmaz, düşünülemez bu.
Bundandır kurucu öğelerde boşluğun olmadığı.
Bütün varlıklarda gerekli boşluk, sıkı kurucu
Öğeleri de kuşatır boşluk, ancak görülemez
Gizli, çevreyi kaplayan, sıkı, somut öğeler
Düşünülse de, saptanamaz bu. Ancak kurucu ilkedir
Nesnelerle boşluğu bağdaştıran, uyum sağlayan güç.
En sıkı, en katı öğelerden kuruludur
Varlığı oluşturan nesnel ilke, yalnız
Odur ölümsüz, dağılır, ayrışır öteki nesneler.
Olmasaydı uzayı oluşturan engin boşluk
Düzen kurulmazdı tüm nesnelerde, yer kaplayan
Tüm evreni dolduran değişik varlıklarda, ıssız.
Böyledir nesneyle boşluk, ayrı, türlü düzende,
Yoksa ne doluluk, ne boşluk kendiliğinden,
Birçok özgün yapılı nesneler vardır şimdi
Boş uzayı dolusundan ayıran, düzeni sağlayan,
Bunlar dağılmaz dıştan gelen vuruşlarla, yalnız
İçten gelen başka bir itkidir bu sağlam
Öğeleri dağıtan, sarsan, parçalara ayıran,
Yukarda kısaca gösterdiğim gibi, apaçık.
Ne bükülme görülür boşluğun olmadığı yerde,
Ne kırılma, ikiye ayrılma, ne bölünme.
Ne derinden derine işleyen soğuklar olur,
Ne de bulduğunu yakan, yüreğe inen ateş, sıcaklık,
Boşluktan kopan nesne ne denli işlerse öze,
Derine, o denli kolay olur güçlerin basıncı.
Böyle öğrettiğim gibidir sana tüm ilkeler,
Sımsıkı, boşluksuz, bu nitelikler onları sonsuz
Kılan, olmasaydı evrende sonsuz bir ilke,
Çoktan yokolurdu tüm nesneler, yiterdi,
Sonra yeniden doğardı gördüğümüz ne varsa.
Gösterdiğim gibi önceden, yokluktan yokluk çıkar.
yokolmaz varolan bir nesne bir daha, bundandır
Tüm kurucu ilkelerin ölümsüz, sonsuz oluşu.
Ayrılır birbirinden günü gelince öğeler,
Yenilemek, yeniden kurmak için anavarlığı.
Sıkıdır, sağlamdır kurucu öğeler, bundandır
Hepsinin sonsuzca kalışı, olmazdı başka türlü,
Yaratılmazdı, sonsuzluk içinde, yeni nesneler.



Latinceden çeviren: İsmet Zeki Eyüboğlu

Wednesday, May 21, 2008

ULUSLARARASI İBN SÎNÂ SEMPOZYUMU PROGRAMI




ULUSLARARASI İBN SÎNÂ SEMPOZYUMU
INTERNATIONAL IBN SINA SYMPOSIUM
22-24 Mayıs/May 2008 İstanbul

PROGRAM




Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
İslam Felsefecileri Derneği
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı

Yer: Bağlarbaşı Kültür Merkezi




Açılış (Opening)
22 Mayıs 2008 Perşembe/Thursday (Öğleden Önce / A.M.)
10:00-11:30
Açış Konuşmaları (Welcoming Speeches)
Protokol Konuşmaları (Protocol Speeches)
Açış Konferansı (Keynote Speech)
Esin Kahya (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi)
İbn Sînâ ve Onun Bilim Anlayışının Sistematik Açıdan Değerlendirilmesi
(A Systematic Examination of Ibn Sina’s Thought and His Conception of Science)
12:30-13:30 Ara (Break)

13:30-14:00 Sempozyum Kayıt (Registration)
Birinci Oturum (First Session)
22 Mayıs 2008 Perşembe/Thursday (Öğleden Sonra / P.M.)
14:00-15:30
SALON A
SALON B

İBN SÎNÂ TERMİNOLOJİSİ
(Ibn Sina’s Terminology)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hayrani Altıntaş
Mehmet Bayrakdar (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.) İbn Sina'nın Cevher Kavramının Sorunları (The problems of Ibn Sina's Concept of Jawhar)

İlhan Kutluer (Prof. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Makâmâtü’l-Ârifîn: İbn Sînâ Felsefesinde Mistik
Terminoloji Sorunu
(Maqâmâtu’l-Ârifîn: The Problem of Mystical
Terminology in Ibn Sina’s Philosophy)

İbrahim Maraş (Y.Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ Felsefesinde Vâhid (Bir) ve Vahde (Birlik)
Kavramları
(The Concepts of One (wahid) and Unity (wahdah) in Ibn
Sina’s Philosophy)

TIP VE ECZACILIK
(Medicine and Pharmacy)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Esin Kahya

Gülbin Özçelikay (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Eczacılık Fak.)
İbn-i Sina’nın el-Kanun fi’t-Tıbb Eserindeki Drogların Tasnif Edilişlerinin Günümüz Açısından Değerlendirilmesi
(Classification of Drugs in Ibn Sina’s al-Qânûn fi’t-Tibb: An Examination in terms of Modern Approaches)
Sevgi Şar (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi)
İbn-i Sina’nın el-Kanun fi’t-Tıbb’da Yer Alan Bazı Tıbbi Bitkilerin Günümüzdeki Kullanımlarıyla Karşılaştırmalı Bir Çalışma
(The Use of Some Medical Herbs: A Comparison between Ibn Sina’s Views and Modern Considerations)
Muhammed Ebadiani (Tehran University Medical Sciences)
Infertility from the View of Ibn Sina: A Review of Causes and Treatment Methods
(İbn Sînâ’ya Göre Kısırlık: Nedenlerinin ve Tedavi Yöntemlerinin Yeniden Gözden Geçirilmesi)


15:30-16:00 İKRAM (Coffee Break)
İkinci Oturum (Second Session)
22 Mayıs 2008 Perşembe/Thursday (Öğleden Sonra / P.M.)
16:00-18:00
SALON A
SALON B

AHLAK, HUKUK, İBADET, ESTETİK
(Ethics, Law, Worship, Aesthetics)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu

Hayrani Altıntaş (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Kamu Hukuku Açısından İbn Sînâ’nın Bazı Görüşleri
(Ibn Sina’s Views Concerning Public Law)

Müfit Selim Saruhan (Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’da Ahlakî Çözüm Üzerine
(On Ethical Analysis in Ibn Sina’s Thought)

Ayşe S. Oktay (Yard. Doç. Dr., S. Demirel Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ Düşüncesinde İbadet ve Tanrı –Alem İlişkisi
Bakımından Değeri
(The Meaning of Worship in Ibn Sina’s Thought and its Value with regard to the God-World Relationship)

Zeynep Gemuhluoğlu (Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Kozmolojik Prensipler Etik ve Estetiğe Temel Olabilir mi? : İbn Sînâ’da Aşk Kavramı Üzerine Bir İnceleme
(Can Cosmological Principles Make a Foundation for Ethics and Aesthetics?: An Analysis on the Concept of Love in Ibn Sina)


MANTIK
(Logic)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mahmut Kaya

Ali Durusoy (Prof. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ Mantığının Temel Yapısı
(Basic Structure of Ibn Sina’s Logic)

İbrahim Emiroğlu (Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’nın Sofistik Çürütmeler’i Üzerine Bir İnceleme
(An Analysis of Ibn Sina’s Sophistical Refutations)

Mevlüt Uyanık (Doç. Dr., Hitit Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’ya Göre Tümevarımın Tutarlılığı Meselesi
(The Problem of the Consistency of Induction according to Ibn
Sina)

İsmail Köz (Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ Mantığında Tasdikin Muteallıkı
(The Implicants of Judgment (tasdiq) in Ibn Sina’s Logic)

Üçüncü Oturum (Third Session)
23 Mayıs 2008 Cuma/Friday (Öğleden Önce / A.M.)
09:30-11:00
SALON A
SALON B

GREK FİLOZOFLARI VE İBN SÎNÂ
(Greek Philosophers and İbn Sînâ)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu

Murtaza Korlaelçi (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Plotinus’un Sudûr Anlayışı İle İbn Sînâ’nin Sudûr
Anlayışının Mukayesesi
(A Comparison between Plotinus’ and Ibn Sina’s Conceptions of Emanation)

Jon McGinnis (Assoc. Prof., University of Missouri Dept. of
Philosophy, USA)
Time to Change: Time, Motion and Possibility in İbn Sînâ
(Değişme Zamanı: İbn Sînâ’da Zaman, Hareket ve İmkan)

Muhittin Macit (Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’nın Platon ve Aristoteles’e Karşı Tutumu
(Ibn Sina’s Attitude towards Plato and Aristotle)

İBN SÎNÂ METAFİZİĞİ – I
(Metaphysics of Ibn Sina-I)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yaşar Aydınlı

Hüseyin Atay (Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’da Varlık Delili
(Ibn Sina’s Proof from Existence)

Sait Reçber (Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Vâcibü’l Vücûd Bir Mâhiyet midir?
(Is the Necessary of Existence (wajib al-wujud) a Quiddity?)

Ömer Türker (Dr., DİB İslam Araştırmaları Merkezi)
İbn Sînâ Düşüncesinde Nedensellik İlkesinin Temellendirilmesi ve Metafizikteki İşlevi
(The Establishment of the Principle of Causation in Ibn Sina’s Thought and Its Function in Metaphysics)

11:00-11:20 İKRAM (Coffee Break)
Dördüncü Oturum (Fourth Session)
23 Mayıs 2008 Cuma/Friday (Öğleden Önce / A.M.)
11:20-12:30
SALON A
SALON B

İBN SÎNÂ METAFİZİĞİ – II
(Metaphysics of Ibn Sina-II)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan Kutluer

Gürbüz Deniz, (Yard. Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’da Hürriyet
(Freedom According to Ibn Sina)

Zikri Yavuz, (Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ, Ezelilik ve Özgür İrade
(Ibn Sina, Eternity, and Free Will)

Fehrullah Terkan, (Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ, Zorunlu Varlık’ın Cüz’iyyâtı Bildiğini Mantıken
İddia Edebilir mi?”
(Can Ibn Sina Coherently Assert that the Necessary Existent
Knows the Particulars?)


İBN SÎNÂ PSİKOLOJİSİ
(Ibn Sina’s Psychology)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Kasım Turhan

Pirooz Fatoorchi (Dr.,Tehran IHCS and Sharif University of
Technology, İran)
Avicenna on the Human Self-Consciousness
(Ibn Sina’nın Benlik Şuuru Hakkındaki Görüşleri)

Eyüp Şahin (Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’da Ruhun Ferdiyetinin Bekası Problemi
(The Problem of the Preservation of the Individuality of the Human Soul in Ibn Sina’s Thought)

Abazer Cheraghi, (İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Ankara)
İbn Sînâ Psikolojisi Ve Çağdaş Psikolojinin Ortak
Noktaları
(The Common Elements in Ibn Sina’s Psychology and Modern
Psychology)

12:30-14:50 ARA (Break)

Beşinci Oturum (Fifth Session)
23 Mayıs 2008 Cuma/Friday (Öğleden Sonra / P.M.)
15:00-16:20
SALON A
SALON B

İBN SÎNÂ’DA FİZİK
(Ibn Sina’s Physics)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mehmet Bayraktar

Y. Tzvi Langermann, (Prof. Dr., Bar Ilan University Dept. of
Arabic, Israel)
Quies media: A Lively Problem on the Agenda of Post-Avicennian Physics
(Sükun Noktası: İbn Sînâ Sonrası Fizik Gündeminde Canlı Bir Sorun)

Jules Janssens (Prof. Dr., De Wulf-Mansioncentrum, KULeuven
University, Belgium)
Ibn Sînâ: An Important Historian of the Sciences
(Önemli Bir Bilim Tarihçisi Olarak İbn Sînâ)

Frank Griffel (Prof. Dr., Yale University Dept. of Religious Studies,
USA)
Al-Ghazālī’s Appropriation of Ibn Sīnā’s Views on Causality and the Development of the Science in Islam
(El-Gazali’nin, İbn Sînâ’nın Nedensellik Hakkındaki Görüşlerini Benimsemesi ve İslam’da Bilimin Gelişimi)

EPİSTEMOLOJİ
(Epistemology)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Ali Durusoy

Yaşar Aydınlı (Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Fârâbî ve İbn Sînâ’da Menon Paradoksu (Öğrenme
Paradoksu)
(Meno’s Paradox in Farabi and Ibn Sina)

Hüseyin Sarıoğlu (Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’da Külliler Sorunu ve Boyutları
(Aspects of the Issue of Universals in Ibn Sina’s Thought)

Recep Alpyağıl (Yard. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fak.)
El İşarat ve’t Tenbihat’ın Dekonstrüksiyoncu Okunuşu
(The Deconstructionist Reading of al-Isharat wa al-Tanbihat)

16:20-16:40 İKRAM (Coffee Break)

Altıncı Oturum (Sixth Session)
23 Mayıs 2008 Cuma/Friday (Öğleden Sonra / P.M.)
16:40-18:00
SALON A
SALON B

FELSEFE VE DİN
(Philosophy and Religion)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Murtaza Korlaelçi

Mahmut Kaya (Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi, Fen-Edebiyat
Fak. Felsefe Bölümü)
İbn Sînâ ve Filozof Yemini
(Ibn Sina and the Philosopher’s Oath)

Rahim Acar (Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ’ya Göre Metafizikte Teolojinin Yeri
(The Place of Theology in Metaphysics according to Ibn
Sina)

Heidrun Eichner (Asst. Prof., Martin-Luther Univ., Orientalisches
Institut, Germany)
Ibn Sīnā’s “Epistle on prayer” (Risala fi al-salat)
(İbn Sînâ’nın Risâle fi’s-Salât’ı)

DİL VE MÜZİK
(Linguistics and Music)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas Çelebi
Ahmet Hakkı Turabi (Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
İbn Sînâ ve Müzik
(Ibn Sina and Music)

Zafer Kızıklı (Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi)
İbn Sînâ’da Arap Dilinin Fonetiği
(The Phonetics of Arabic Language in İbn Sînâ)

Halim Öznurhan (Dr., Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi)
İbn Sînâ’nın Poetikası
(The Poetika of Ibn Sina)

Yedinci Oturum (Seventh Session)
24 Mayıs 2008 Cumartesi/Saturday (Öğleden Önce / A.M.)
09:30-10:40
SALON A
SALON B

İBN SÎNÂ VE KELAM
(Ibn Sina and the Kalam)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Bekir Topaloğlu

İlyas Çelebi (Prof. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Kabul ve Ret Cihetlerinden Kelam Literatüründe İbn
Sina
(Acceptance and Rejection of Ibn Sina’s Thought in the
Kalam Literature)

Ömer Mahir Alper (Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Şehristanî’nin İbn Sînâ Eleştirisi: İbn Sînâ’nın Varlık Tasnifinde Çelişki Nerede?
(Al-Shahrastani’s Criticism of Ibn Sina: Where is the Discrepancy in Ibn Sina’s Classification of Existence?)

Agil Şirinov (Dr., Bakü Devlet Üniversitesi, Azerbaycan)
Fahreddîn Râzî ve Nasreddin Tûsî’nin İbn Sînâcılığı
(Avicennism of Fakhr al-Dîn al-Razi and Nasir al-din al-
Tusi)

İBN SÎNÂ ALGILAMALARI
(İbn Sînâ Perceptions)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hüseyin Atay

İsmail Kara (Prof. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fak.)
Modernleşme Dönemi İbn Sînâ Tasavvurlarına Dair
Birkaç Not
(Notes on Approaches to Ibn Sina in the Modernization
Period)

Yahya Michot (Prof. Dr., Hartford Seminary, USA)
Avicenna’s Risâla Adhawiyya in Europe: The Travailes of
George Sandys (1578-1644)
(İbn Sînâ’nın Adhaviye Risâlesi’nin Avrupa Serüveni: George Sandys’in (1578-1644) Eserleri)

Roida Rzayeva (Dr., Milli Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü,
Azerbaycan)
Doğu ve Batı Kültürlerinin Etkileşimi ve İbn Sînâ
(Ibn Sina and the Interaction of the Eastern and Western
Cultures)

10:40-11:00 İKRAM (Coffee Break)
Sekizinci Oturum (Eighth Session)
24 Mayıs 2008 Cumartesi/Saturday (Öğleden Önce / A.M.)
11:00-12:45
SALON A
SALON B

İBN SÎNÂ’NIN FELSEFİ ETKİLERİ
(Ibn Sina’s Philosophical Influence)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. İsmail Kara

Atilla Arkan (Doç. Dr., Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi)
Yahudi Felsefesinde İbn Sînâ’nın İbn Meymun
Üzerinde Etkileri
(Ibn Sina’s Influence on Maimonides’ Thought)

Ekrem Demirli (Yard. Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat
Fak.)
İslam Metafizik Düşüncesinin Serüveni: Sadreddin Konevî ve Takipçilerinde İbn Sînâ Etkisi
(The Adventure of the Metaphysical Thought in Islam: Ibn Sina’s Influence on Sadr al-Din Qunawi and his Followers)

Eyüp Bekir Yazıcı (Dr., Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi)
İşrak Felsefesinin Oluşumunda İbn Sînâ’nın Etkisi
(Sühreverdî Örneği)
(Ibn Sina’s Contribution to the Formation of the
Philosophy of Ishraq: the Case of al-Suhrawardi)

İBN SİNA’NIN SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİLERİ
(Ibn Sina’s Socio-Cultural Impact)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Halis Ayhan
Rafik Muhammetşin (Prof., Rusya İslam Üniversitesi, Kazan,
Tatarstan)
Rusya’da İslam Felsefesi Çalışmaları ve İbn Sînâ
(Studies on Islamic Philosophy and Ibn Sina in Russia)

Abdulehad Abdulreşit Berki (Çin-Sincan Eğitim Enstitüsü)
İbn Sînâ Eserlerinin Günümüz Uygur Bölgesine Bıraktığı
Etkiler
(Ibn Sina’s Impact on the Cultural Life of the Present-day
Uygur Region)

Abdimalik Nisanbayev (Prof., Almatı Üniversitesi Felsefe Bölümü,
Kazakistan)
Merkezi Asya Halklarının Dini Felsefi Çerçevesi İçerisinde El Farabi ve İbn Sînâ’nın görüşleri
(Al-Farabi’s and Avicenna’s Views in the Religio-Philosophical Circles of the Central Asia)

Tahir Aşirov (Dr., Magtymguly Üniveristesi, Türkmenistan)
Türkmen Kaynaklarına Göre İbn Sînâ
(Ibn Sina according to the Turkmen Sources)
12:45-13:00

KAPANIŞ (Closing)
Tomris Mengüşoğlu'nu Kaybettik...

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunu olan, felsefe alanında pek çok çevirisi bulunan Tomris Mengüşoğlu (82) vefat etmiştir. Kendisine Tanrı'dan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz. Tomris Mengüşoğlu ...Eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde tamamladı. Prof.Dr. Takiyettin Mengüşoğlu'nun eşi. Felsefe ve sanat konularında çevirileri, Doğu-Batı kültürü sorunuyla ilgili Türkçe ve Almanca araştırma yazıları var.


Y a z ı l a r ı:

“Die antropologischen Folgen der Identitëtslogik und der paradoxen Logik,” Möglichkeiten menschilichen Seins, Festschrift zum 80. Geburtstag von Walter Heistermann am 14. September 1992;


“Herausgegeben von Waltraud Reichert und Michael-Sören Schuppan,” Schäuble Verlag, Berlin, 1992, s. 25-32;


“Doğu ve Batı Kültürlerindeki Mantıksal Karşıtlık ve Sonuçları,” İnsancıl, 1994, s.40-42;


“Kadın İnsandır da,” İnsancıl, Mart 1997, s.77;


“Kadın Filozoflar ve Batı Tarih Yazarlığının Güzellemeleri Üstüne,” İnsancıl, 1999;


“Disharmonik Bir Varlık Olarak İnsan,” Türk Felsefe Kurumu Semineri, 21 Ekim 1994.


“Özdeşlik Mantığı ve Paradoks Mantığının Antropolojik Sonuçları,” Yüzyılımızda İnsan Felsefesi, Takiyettin Mengüşoğlu’nun Anısına, Haz. Ioanna Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumu, Ankara, 1997, s. 239-262;


“Filozof Walter Heistermann öldü,” Türkiye Felsefe Kurumu Bülteni, s. 10.


“Araştırmacı, Düşünür ve İnsan Yönleriyle Bir Felsefecimiz: Arslan Kaynardağ”, Arslan Kaynardağ’a Armağan-Türkiye’de Felsefenin Kurumlaşması, Haz. Mustafa Günay, İlya İzmir Yayınları, 2006, s.189-196.


Ç e v i r i Çalışmaları:


İnsanın Kozmostaki Yeri (Max Scheler,Yaprak Yayınevi);

Estetik Anlayış (Moritz Geiger, Remzi Yayınevi);

Kadın Filozoflar I-II (Marit Rulmann, Kabalcı Yayınevi).





İbn Sina 50 tebliğ ile anlatılacak



Ülkemizde düzenlenmiş ve münhasıran İbn Sînâ'yı konu edinenuluslararası toplantıların üçüncüsü de 22-24 Mayıs tarihleri arasındagerçekleştirilecek. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe veDin Bilimleri Bölümü, Ankara İslam Felsefecileri Derneği mensuplarınınakademik işbirliğiyle düzenlenen ve İbn Sînâ hakkında son yirmi beşyıldır sürdürülen araştırmaların ışında yapılacak olan sempozyum,Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek. İlhan Kutluer, YaşarAydınlı, Ekrem Demirli, Atilla Arkan, Ayşe Sıdıka Oktay ve RecepAlpyağıl gibi yazarlarımız dışında İsmail Kara, Mahmut Kaya, HüseyinSarıoğlu, Hüseyin Atay, Murtaza Korlaelçi, Mehmet Bayrakdar, HayraniAltıntaş, Ali Emiroğlu, Ali Durusoy, Kasım Turhan ve Esin Kahya 'nınkatılacağı sempozyumda 50'nin üzerinde bildiri sunulacak

İbn Arabi Sempozyumu

İbn Arabi modern çağa da sesleniyor...

İbn Arabi düşüncesi, 9 ülkeden ilim adamlarının katıldığıuluslararası bir etkinlikle ele alınıyor. Arabi düşüncesinin enönemli temsilcilerinden Sadreddin Konevi için de ilk kez Konya'dabir sempozyum düzenleniyor.İslam dünyasında ortaya çıkmış ve kimi günümüze kadar ulaşmış birçokdüşünce ekolünü etkilemiş; bu coğrafyadaki devlet geleneğine,sanata, edebiyata, mimariye, toplum ilişkilerine, evren algılayışınailişkin pek çok unsura yön vermiş olan İbn Arabi'yi, bu yüzyılda anlamak için büyük bir sempozyum düzenleniyor.


İstanbul BüyükşehirBelediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafındanTÜRKKAD İstanbul Şubesi'nin katkılarıyla düzenlenen sempozyum, 23-25 Mayıs tarihlerinde üç gün süreyle devam edecek. "Modern Çağ veArabî" başlıklı uluslararası sempozyuma, aralarında Suad el-Hakim,William Chittick, Mahmut Erol Kılıç, Claude Addas, Mustafa Tahralı,Carl Ernst, Ekrem Demirli gibi bu alanda uzman isimlerin debulunduğu; Türkiye, Fransa, Suriye, İspanya, ABD, Singapur,İngiltere, Lübnan, İran ve Fas'tan birçok değerli ilim adamlarıkonuşmacı olarak katılacak. Etkinlik, 23 Mayıs Cuma günü saat10.00'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda başlayacak. Etkinlikte,Claude Addas "İbn Arabî'ye Göre Mânevi Hilâfetin Temeli", DenisGril "İbn Arabî Düşüncesinde Özgürlük", Sachiko Murata "ÇağdaşBatıda Tasavvuf ve Tasavvuf Mâneviyatı", Suha Taji Farouki "ModernÇağda Tahayyül Gücünü Yeniden Keşfetmek", Shahram Pazoıkı "KüreninMerkezi ve Merkezin Yokluğu" Mustafa Tahralı "İbnü'l-Arabî'nin İnsanTasavvurunun Anlaşılması" başlıklı tebliğlerini sunacak.



KONEVİ İÇİN İLK SEMPOZYUM

Bu hafta ayrıca Sadreddin Konevi için ilk kez Konya Meram'da birsempozyum düzenleniyor. Meram Belediyesi Konevi AraştırmalarıMerkezi (MEBKAM) tarafından 20-21 Mayıs tarihlerinde yapılacak olansempozyuma, 7'si yurt dışından 39 bilim adamı katılacak. Mevlana'nınçağdaşı olan, fakat kullandığı ağır dil nedeniyle halkın Mevlanakadar tanımadığı Sadreddin Konevi, ABD ve İngiltere'de adınaenstitüler açılan bir alim. Sadreddin Konevi, İbn Arabi ekolünün deAnadolu'daki en önemli temsilcisi.

Tuesday, April 29, 2008

Mersin'de Felsefe



Mersin Üniversitesi’nde Felsefe Etkinlikleri
(14. Kültür ve Spor Şenliği programı içinde)

Konfreans:
Platon’dan Bugüne Epistemoloji

Konuşmacı: Prof. Dr. Ahmet Cevizci

Tarih: 30 Nisan 2008 Çarşamba

Saat: 14:00
Yer: Mersin Üniversitesi Çiftlikköy kampusü
Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi C Salonu
Düzenleyen: MEÜ Felsefe Topluluğu



Panel:
Katılımcı: Prof. Dr. Sara Çelik(mersin Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı),
Yard. Doç. Dr. Kamuran Gödelek(MEÜ Felsefe Böl.),
Yard. Doç. Dr. Mustafa Günay(Çukurova Üniversitesi).

Konu: İnsan ve İnsan Doğasına Felsefi Bakış

Tarih: 2 Mayıs 2008 Cuma

Saat: 13:30
Yer: Mersin Üniversitesi Çiftlikköy kampusü
Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi B Salonu
Düzenleyen: MEÜ Fen-Edebiyat Fakültesi


Friday, April 11, 2008

Felsefe açısından sanat ve dil

MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ
FELSEFE GÜNLERİ 2

FELSEFE AÇISINDAN SANAT VE DİL
SEMPOZYUMU
21-22 Nisan 2008
MSGSÜ Oditoryumu
Fındıklı, İstanbul


PROGRAM
Birinci Gün : 21 Nisan 2008

Açılış
10.30 – 11.40

Prof. Rahmi Aksungur
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü


Prof. Dr. İsmail Tunalı
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Ömer Naci Soykan
MSGSÜ Felsefe Bölümü Başkanı



I. OTURUM
11.50 – 13.40
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Taylan Altuğ

Prof. Dr. Afşar Timuçin: “Sanatın Dili”
Doç. Dr. Ferda Keskin: “Sanatın Değilleyici Dili”
Prof. Dr. Hakan Poyraz: “Sanatın Dili Nasıl Bir Dünya Resimler?”


13.40 – 14.40 Öğle Yemeği


II. OTURUM
14.40 – 16.30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Betül Çotüksöken

Prof. Dr. Taylan Altuğ: “Sanatın Dili, Doğanın Dili”
Prof. Dr. Ömer Naci Soykan: “Diller ve Sanatlar: Bir Karşılaştırma Denemesi”
Doç. Dr. Faruk Akyol: “Kelimeler Neyi Dile Getirir? -Helenistik Çağ-”



III. OTURUM
16.40 – 18.30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Afşar Timuçin

Prof. Dr. Ahmet İnam: “Bilginin Renkleri”
Prof. Dr. Betül Çotuksöken: “Düzsöz Edimi – Bilgi İlişkisi”
Doç. Dr. İlhan İnan: “Bilinmeyenin Kavramlaştırılması ve Yaratıcılık”



İkinci Gün : 22 Nisan 2008

IV. OTURUM
10. 30 – 11.40
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Sabri Büyükdüvenci

Prof. Dr. Şafak Ural: “Dil ve Kişisel Algı Uzayımız”
Prof. Dr. Melih Başaran: “İletişimi Yeniden Düşünmek”


V. OTURUM
11.50 – 13.40
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Ahmet İnam

Prof. Dr. Sabri Büyükdüvenci: “Doğurgan Bedenler, Doğurgan Akıllar Üzerine: Platon
ve Nietzsche”
Yard. Doç. Dr. Cemil Güzey: “Platon’un Şato Örneği”
Prof. Dr. Cengiz Çakmak: “Dil-Felsefe İlişkisi: Herakleitos ve Wittgenstein”

13.40 – 14.40 Öğle Yemeği

VI. OTURUM
14.40 – 16. 30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Şafak Ural

Doç. Dr. Zeynep Direk: “Heidegger’in Sanat Anlayışı”
Yard. Doç. Dr. Ertuğrul R. Turan: “Rilke, Heidegger ve Şeylerin Poetic Doğası”
Yard. Doç. Dr. Erdal Yıldız: “Heidegger’le Dile Giden Yolda”

VII. OTURUM
16.40 – 18.30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hakan Poyraz

Doç. Dr. Besim Dellaloğlu: “Üslûp Üzerine”
Yard. Doç. Dr. Engin Delice: “Sanatın Grameri Aracılığıyla Cinayetin Yeniden Üretimi
ya da Marat’nın Üç Ölümü”
Doç. Dr. Erdal Cengiz: Pop Art: Sanatın Gündelik Dili ya da Sanatın Heryerdeliği”

Felsefe eğitiminde edebiyat

FELSEFE EĞİTİMİNDE EDEBİYATIN YERİMustafa Günay


Giriş:
Bizde felsefe ve edebiyat ilişkileri yeterince incelenmediği gibi, felsefe eğitimi ve öğretiminde edebiyat eserlerinden nasıl yararlanılabileceği de pek incelenmiş bir konu değildir. Bu çalışmada amacım, edebiyat ve felsefe arasındaki sıkı ilişkilere değinerek, edebiyat eserlerinin felsefe öğretimindeki yeri ve işlevi üzerinde durmak istiyorum. Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişkilere de değinerek, felsefe öğretiminde edebi eserlerden yararlanma yolları konusunda bazı öneriler ortaya koymaya çalışacağım.


Felsefe-Edebiyat İlişkisi:

Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişkileri değerlendirebilmek için, öncelikle, felsefi olan ile edebi olanın niteliklerini belirlemek gerekir. Bu ise çok kolay değildir. Ancak yine de felsefe ile edebiyat arasında hiçbir ayrım yapılamayacağını söylemek doğru değildir. Bir eserin felsefe mi yoksa edebiyat alanına mı ait olduğu, bu eserlerin söylemine, tarzına, dili kullanma biçimine, felsefe ve edebiyat eserlerinin olmazsa olmaz özelliklerine dayanarak belirlenebilir. Ancak yine de bu konuda elimizde mutlak/kesin ölçütler bulunmamaktadır. Bu durumun en önemli nedeni ise, felsefe tarihinde yer alan pek çok filozofun felsefe yaparken aynı zamanda edebi bir tarza sahip olmalarıdır. Bu ise aynı zamanda felsefe-edebiyat ilişkilerinin çok eski tarihlerden bu yana sürüp gittiğinin de göstergesidir. Pek çok filozofun aynı zamanda önemli birer edebiyatçı olduğunu görebiliriz. Bunlar arasında Platon, Agustinus, Schopenhauer, Nietzche gibi isimler ilk akla gelenlerdir. Ancak felsefe tarihinin pek çok önemli filozofu ise eserlerinde edebi bir tarzı kullanmamıştır. Bu, onların filozofluklarından herhangi bir şey eksiltmiş değildir. “Bu örnekler bize şunu göstermektedir: iyi bir filozof olmak için iyi bir edebiyatçı olmak şart değildir. Yine aynı şekilde, iyi bir edebiyatçı olmak için de filozof olmak şart değildir.”(Gündoğan 2006:24) Burada belirleyici olan şey, filozofun felsefesini kurarken, dili kullanma biçimi ve bu konudaki seçimi ve kullandığı yaklaşımdır.


Felsefenin konu bakımından sınırlanmasının mümkün olmadığını, insanı ilgilendiren hemen her şeyin felsefenin konuları arasına girebileceğini söyleyebiliriz. Burada yapılabilecek ayrım, daha çok yöntem bakımından olabilir. Felsefi tutumları, ele aldıkları konuyu ve problemi inceleme yöntemi ve konuya yaklaşımı bakımından ayırmak söz konusudur. Bu konuda Betül Çotuksöken şunları söyler: “Kimi filozoflar, söylemlerini bilimle beslerken kimileri de sanat ürünleriyle, özellikle doğal dile dayalı sanatlarla, kısaca yazınla, edebiyatla beslerler. Hatta zaman zaman felsefi sunuşla, sanatsal sunuş iç içe girebilir ya da bir arakesit sunabilir. Bununla birlikte, durum ne olursa olsun, yine de felsefe kendisi olmaktan çıkmaz; salt sanat haline gelmez. Burada da belirleyici olanın büyük ölçüde bakış açısı olduğu anlaşılmaktadır.”(Çotuksöken 2006: 29)


Felsefe ve edebiyat ilişkilerinden söz edildiğinde, burada konunun iki önemli boyutu vardır: felsefenin edebi bir tarzda yapılması ve edebiyatta felsefi unsurların yer alması. Başka bir deyişle filozoflar düşüncelerinin anlatımında edebiyattan yararlandıkları gibi, aynı şekilde edebiyatçılar da eserlerinde felsefe yapabilmektedirler. Farklı yaklaşımları ve bakış açıları olsa da, felsefe ve edebiyat insana yönelmekte ve onun yaşama dünyasındaki problemlerini ve yaşantılarını anlamaya ve ifade etmeye çalışmaktadır. Edebiyatın felsefe tadı verebileceği gibi, çoğu yerde de felsefenin edebiyata yaklaştığını belirten Afşar Timuçin’e göre, “Edebiyatta felsefeyi felsefede edebiyatı bulduğumuzda uygar insanın gerekli bütünlüğüne kavuştuğunu, bütünsel insana yaklaştığımızı duyarız. Bu ikisi zaman zaman birbirlerine uzak dursalar da, hatta zaman zaman birbirlerinin can düşmanı gibi görünseler de, birbirlerine sen karışma der gibi baksalar da birbirlerinin az çok bağımlısı gibidirler. Felsefesiz edebiyat kim ne derse desin kabasaba bir yönelimin ürünüdür, edebiyatsız felsefe de bir çokbilmişlik bildirisinden başka bir şey değildir.”(Timuçin 2002: 9)


İyi bir edebiyatın da iyi bir felsefenin de “gelişmiş bir dil bilinci” üzerinde kurulabileceğini vurgulayan Timuçin’e göre, “Anlatım olanaklarını sonsuza doğru zorlayan gelişmiş bir dil edebiyata ne kadar gerekliyse felsefeye de o kadar gereklidir. Felsefenin dili de edebiyatın dili kadar incelikli olmak zorundadır. Yaşamın o gündelik akışında bile bu ikisi yani edebiyatla felsefe sık sık buluşurlar, bir buluşur bir ayrılırlar: felsefe yapanı edebiyat yapıyor diye, edebiyat yapanı da felsefe yapıyor diye algıladığımız hatta eleştirdiğimiz çok olur. Edebiyattaki felsefe ya da genel olarak sanattaki felsefe çok özel bir felsefedir, sanatlaşmış felsefedir. Edebiyata olduğu gibi konulmuş felsefe çok zaman sırıtır, iğreti kalır. Felsefedeki edebiyat da çok zaman yapmacık tadı verir. Neden? Felsefe yapan kişi özel olarak edebiyat yapmaya heveslenmiştir de ondan.”(Timuçin 2002: 10)
Felsefe edebi bir tarza dayanabileceği gibi, edebiyat eserlerinde felsefi nitelikler bulunabilir. Edebiyatın felsefeye bir somutluk kazandırması da söz konusudur. “Edebiyat, kavram analizlerinden uzaklaşarak, olayları somut bir hale sokmak suretiyle, felsefenin soyutluğunu ve kuruluğunu giderir.” (Gündoğan 2006: 25) Felsefede içeriğin edebiyatta ise biçimin önemli olduğunu belirten Gündoğan’a göre, “Felsefi bir eser, bilgi veren, ele aldığı konuyu derinliğine inceleyen ve mantıksal bir akıl yürütme zinciri içerisinde irdeleyen bir eser olduğu için onda önemli olan içeriktir. Edebi eser ise içerikten ziyade biçime önem verir. Felsefi eser soyut, edebi eser ise somuttur. İnsan hayatı, onun varoluşu ve özgürlüğü gibi konular, felsefenin soyut diliyle anlaşılır kılı¬namaz. İşte bu durumda sanat devreye girer ve felsefeye somutluk kazan¬dırır. Bu türlü eserlerde hem biçim, hem de içerik birlikte önem kazanır.” (Gündoğan 2006: 25)


Felsefenin edebiyata yaklaşmasını ve ondan yararlanmasını gerektiren en önemli nedenlerin başında ise, soyut kavramlarla dile getirilmesi güç olan insan yaşantılarının edebi bir anlatımla somutluk kazanabilmesidir. Bu konuda aklımıza ilk gelen ve felsefe-edebiyat ilişkisinde de önem taşıyan bir akım olarak varoluşçuluktur. Gündoğan’a göre, edebiyatla felsefe arasındaki ilişkinin varoluşçulukta yoğunluk kazanmasını şöyle açıklayabiliriz: “Varoluşçulukta, bireysel insan hayatı ve varoluşunun tasviri önem kazanır. Bu tasvir, felsefenin soyut ve kuru kavramsal diliyle yapılamaz. Burada devreye edebiyat girer. Somut, subjektif, şahsi tecrübeleri olan bir varlığın tasvirini somut ve bireysel olayları, bireysel insan hayatını ve tecrübelerini en iyi şekilde edebiyat ve özellikle de roman yapabilir.”(Gündoğan 2006: 27) Burada edebiyatın bir anlatım aracı olarak felsefeye sağladığı katkı da söz konusudur. Başka bir deyişle, “edebiyat bir anlatım aracı olarak felsefeye hizmet etmekte, felsefenin soyut ve kuru kavramsal diliyle anlatılamayanlar, edebiyat ile anlatılabilmektedir. Artık edebiyat, sadece estetik bir heyecan uyandırmakla kalmayıp, belli bir düşünceyi de iletebilmektedir.”(Gündoğan 2006: 28)


Felsefe edebiyata yeni boyutlar kazandırdığı gibi edebiyat da felsefeyi somutlaştırmada önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Ancak burada vurgulanması gereken bir nokta da şudur: edebiyat eserlerindeki felsefeyi anlamak ve görmek de önemlidir. Çünkü edebiyattaki felsefeyi görebilecek özel bir dikkat ve okuma biçimine sahip değilsek, örneğin bir romanı yalnızca olaylar örgüsü ya da bir şiiri imgelerden oluşan dizeler olarak algılama ve anlama durumunda kalabiliriz. Bu durum, edebiyat eserlerinden felsefe eğitiminden yararlanma konusunda da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Timuçin’in deyimiyle “edebiyata içkin olan felsefeyi” görebilmek için, kişinin düşünme alışkanlığını edinmiş olması, eleştirel ve sorgulayıcı bir yaklaşıma dayanması gereklidir. “Özellikle sanat tarihinin temeline yerleşmiş olan büyük yapıtlarda birdenbire kendini açmayan ya da ilk bakışta görünmeyen, ancak iyi bir görü sahibine kendini sezdiren bir düşünsellik vardır, bu düşünsellik görünen düşünsellikten çok büyüktür ve bu yüzden kavranılabilmek için izleyicinin kavramada özel bir yatkınlığını gerektirir.”(Timuçin 2006: 12)

Felsefe Eğitiminde/Öğretiminde Edebiyatın Yeri ve İşlevi:

Felsefe problemlerinin ele alınmasında, işlenmesinde, edebiyat eserlerinden yararlanıldığı gibi, felsefe eğitimi ve öğretiminde de edebiyat eserlerinden yararlanılabilir. Felsefe problemlerini incelerken edebiyat eserlerinden sıkça yararlanan, felsefi söylemine edebiyattan da destekler sağlayan İoanna Kuçuradi, Etik adlı kitabında “etik ilişki”nin boyutlarının araştırılıp ifade edilmesinde edilmesinde, felsefe ve edebiyat arasında ilişki kurar. Önce Kuçuradi’nin “etik ilişki” hakkındaki tanımına bir göz atalım: “Etik ilişki, insanlararası ilişki türlerinden bir tanesi ve en temelde olanı: belirli bütünlükte bir kişinin belirli bütünlükte başka bir kişiyle ya da en geniş anlamda insanlarla -yüzyüze geldiği veya gelmediği insanlarla-, değer sorunlarının söz konusu olduğu ilişkisidir: eylemde bulunarak yaşadığı bir ilişki.”(Kuçuadi 1988: 3)


Kuçuradi, etik ilişkinin araştırılmasında edebiyat eserlerinin sağlam bir yer oluşturduğunu belirtir ve bunun gerekçelerini şöyle açıklar: “Gerçi, etik ilişki gibi, hem kendisi hem de onu meydana getirenler gerçek olan, dolayısıyla her biri tek –eşsiz- olan bu ilişkiler türünü nesne edinmenin güçlüğünü, felsefe araştırmalarının diğer nesne edindiklerine göre büyük güçlüğünü yadsıyacak değilim. Çünkü etik ilişkinin araştırılmasında tek ipucumuz –tek verimiz- kişilerin başka kişilerle ilişkilerinde veya durumlarda eylemleridir. Dikkatimizi yoğunlaştırdığımız alan, yaşayan kişilerin bitmez tükenmez bir defalık yaptıkları, bu arada da kendi yaptıklarımız olunca, adımlarımızı kaygan bir zemin üzerinde atıyoruz demektir. Ama yaşamdan çekip çıkardıklarımızda eksik kalanı giderebileceğimiz, tehlikeyi dengeliyebilmemizi sağlayan başka bir kaynak vardır: yazın yapıtları: roman, öykü ve oyunlar. Bu yapıtlar, çeşitli eylem olanaklarını çoğu kez temelleriyle birlikte vererek, araştırıcıya adımlarını güvenle atabileceği bir zemin sağlarlar. Ve söylediklerini başkaları için temellendirme gereğini duyarsa, araştırıcının yine başvurabileceği sağlam bir yer, bu yazın yapıtları olur.” (Kuçuradi 1988. 4)
Edebiyat eserlerinin, her şeyden önce, insanları felsefeye, eleştirel-sorgulayıcı düşünme tarzına hazırlama ve yöneltme anlamında bir işlevinden de söz edilebilir. Örneğin roman okumanın, özellikle klasik romanların kişiyi felsefeye, felsefe yapmaya hazırlayan bir yönü bulunduğunu belirten bir felsefecimiz de Bedia Akarsu’dur. Akarsu’ya göre, küçük yaşta okuma alışkanlığı edinen, nitelikli yapıtlarla tanışan kişiler, okudukları edebiyat eserleri ve toplumsal içerikli yazılar sonunda felsefe metinlerini okumaya yönelirler. Burada okumanın, sorunları görmeyi sağlaması, kişinin kendisine de bu sorunlar üzerinde düşünme ihtiyacını duyurması, kısacası “eleştirel düşünme”nin doğuşu söz konusudur. Akarsu’nun sözleriyle, “Eleştirel düşünme başlamıştır artık. İlginize ve yeteneğinize göre bilime de yönelebilirsiniz, edebiyata, sanata da. Eleştirel düşünüş olmadan ne sanatta, ne de bilimde yaratıcı olunamaz kanısındayım. Kısaca okuyarak eleştirel düşünüşe varılabilir; eleştirel düşünme olmadan da ne bilimde ilerlenebilir ne de sanatta. İşte özellikle edebiyat yapıtlarında her konu işlenmektedir ve bu konular çoğu kez felsefe sorunlarıdır. Örneğin Göethe’nin Faust’unda ele alınan bir felsefe sorunu değil de nedir? Tolstoy, Savaş ve Barış romanında sayfalar dolusu işlediği sorunlar birer felsefe sorunu değil midir? Felsefe bilimle ne denli bağıntılıysa edebiyatla da o denli bağlantılı.” (Akarsu 2005)



Türk felsefesinde kendine özgü bir yeri olan ve aynı zamanda denemeci kimliğiyle de tanınan Nermi Uygur da, edebiyatın “vazgeçilmez bir eğitici” olduğunu ifade eder: “Vazgeçilmez bir eğiticidir edebiyat. İnsan da eğitimle insan olduğuna göre pekçok eksik kalır edebiyatsız. (…) Nedense unutulan ya da önemli değilmiş gibi geçiştirilen bir katkı sağlar edebiyat insan-varoluşuna: insana özgü bir duygu dünyasının kurulup gelişmesinde büyük payı vardır edebiyat ürünlerinin. Bakış açılarına göre değişik adlar takılabilen çeşitli yaşama-dünyalarına açık bir bütündür insan: şu bu yöne indirgenip bölünemez aslında. Gene de akıl, mantık, matematik, genellikle de bilimsel bilgiler dışında, tutku, özlem, düş yetisi, sevgi, umut gibi birçok yaşama uzanışları var ki, bunların tümüne birden insanın duygu boyutları gözüyle bakabiliriz. İşte edebiyat bu boyutları genişletmekte zorunlu bir yardımcısıdır insanın.” (Uygur 1985: 158-159)


Edebiyat eserlerinde insanın kendini bulabileceği ve kendini öğrenebileceği konusunda ise Uygur şunları söyler: “Ben neyim? Kimim ben? Nasıl bir şeyim ben? Çeşidinden sormadan edemeyeceğimiz soruları en iyi aydınlatan, hiç olmazsa aydınlatabilecek ipuçları veren etkinlik alanıdır edebiyat. “Sen seni bil” diye buyuran eski bilgeler, sahne yazarlarının, ozanların, sözle anlatma sanatçılarının ürünlerine itelemekteydi aslında herkesi. Aracısız, kendini tanıyamaz hiç kimse. Her insanteki öylesine yapışıktır ki kendisine, ancak edebiyat ustalarının, bildik bilmedik duygu yaşantılarını girdi çıktısıyla dile getirmesi üzerine özkimliğini kavramaya başlar insan. Edebiyatla kendisini bulabilir insan, çünkü en çok kendisinin olan yönüyle, duygu biricikliğiyle edebiyatta rastlar kendisine.”(Uygur 1985: 160)


Uygur’un yukarıdaki sözlerine somut bir örnek olarak, Exupery’in Küçük Prens, Samed Behrengi’nin Küçük Kara Balık adlı kitaplarını anabilirim. Behrengi’nin kitabında, küçük kara balık bakın neler söylüyor: “Ben yaşamın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum; durmadan aynı şeyleri yapmak, yaşlanana kadar başka bir şey yapmadan yaşamak olamaz; dünyada yaşamanın anlamı bundan daha fazla olmalı.” (Behrengi 2001: 14) Varoluşun anlamı üstüne düşünen ve sorular soran küçük balığın sözleri: “(…) Ben yalnızca sağa sola dolaşıp durmaktan bıktım, can sıkıntısının içinde yüzmek istemiyorum artık, bir nedeni olmadan da mutlu olmak da istemiyorum; günün birinde gözlerimi açıp hepiniz gibi yaşlandığımı, ama hala aynı balık olduğumu, ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum.” (Behrengi 2001: 16)
Behrengi’nin kitabı, kendini, yaşamı ve dünyayı tanıma ve öğrenme süreci içindeki insanın anlatımıdır. Bu ve benzer kitaplar lise düzeyinde ve özellikle de ilköğretim düzeyindeki öğrencilere, düşünmesini, soru sormasını öğretebilir, en azından bu konuda önemli katkılar sağlayabilir. Yine Behrengi’nin Bir Şeftali Bin Şeftali kitabı da bu anlamda önemlidir. Exupery’nin Küçük Prens adlı kitabı ise artık bir klasik durumundadır. Çoğunlukla bir çocuk kitabı olarak tanınmakla birlikte, aslında büyüklerin de zevkle okudukları bir kitaptır. Bu kitapla ilgili olarak Nurak Direk’in Küçük Prens Üzerine Düşünmek adlı kitabı, bir edebiyat eserinden felsefe eğitiminde-öğretiminde nasıl yararlanılabileceğini değişik boyutlarıyla ortaya koyan ve özellikle felsefe öğretmenlerinin ilgisini bekleyen bir kitaptır. Direk’e göre, “Gençlerde felsefe sevgisi, salt geçmişteki felsefeleri öğretmekle yaratılamaz; ancak gencin günlük deneyimlerinden, yaşadığı problemlerden yola çıkarak uyandırılabilir. Felsefe “şimdi” ve “burada” olan üstünde düşünmekle başlar. Çocuklarla ve yetişme çağındaki gençlerle felsefeye başlamanın en iyi yolu onların yaşadığı dünyadan fazla uzak olmayan sanat yapıtlarından yararlanmak ve ilgi duydukları konularda farklı bakış açıların örnekleyen, özenle seçilmiş metinler üzerinde tartışmaktır.”

Felsefenin konularına-problemlerine göre uygun edebiyat eserleri ya da bu tür eserlerin belli bölümleri seçilebilir. Ancak bu seçimde hangi düzeydeki öğrenciye sesleneceğimiz de önemlidir. İlköğretim, lise ve üniversite düzeyindeki öğrenciler için, seçilecek ve değerlendirilecek eserler farklı olacaktır elbette. Ancak her düzeydeki öğrenciye yönelik olarak uygun eserleri bulmak mümkündür. Örneğin Dostoyevski’nin yüzlerce sayfalık romanı Karamazof Kardeşler’in tümü değilse bile, “Büyük Engizisyoncu” adlı bölüm, inanma sorunuyla ilgili olarak okunup değerlendirilebilir. Yine Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanı da uygarlık ve insan doğası kavramı çerçevesinde ele alınabilir.


Felsefe-edebiyat ilişkileri bağlamında incelenebilecek ve felsefe eğitiminde de yararlanılabilecek yazar-düşünür ve kitapların birkaçı arasında şunlar sayılabilir: Albert Camus: Yabancı, Veba, Satre: Bulantı, Özgürlüğün Yolları, Ömer Hayyam’ın rübaileri, Edip Cansever’in, Melih Cevdet Anday’ın şiirleri, Orwell’in 1984 adlı romanı…Elbette daha pek çok eser sayılabilir. Ayrıca MEB’in seçtiği 100 temel eser arasında felsefe öğretiminde yararlanılabilecek kitaplar mevcuttur.


Bilindiği gibi, gelecek yıldan itibaren orta öğretim düzeyinde seçmeli olarak bir “Düşünme Eğitimi” dersinin konulması tasarlanmakta ve bu konuda çalışmalar sürdürülmektedir. Direk, dokuz yaşından başlayarak düşünme eğitimi yapılabileceğini belirtir: “Felsefe formasyonu olan öğretmenlerin, felsefi içerikli öykülerle yapacağı çalışmalar, çocukları, hem okudukları hem de deneyimleri üzerinde kafa yorarak içinde yaşadıkları bu karmaşık dünyayı anlama olanağına kavuşturabilir. Çocuklar ve gençlerle felsefe çalışmalarına başlarken seçtiğimiz konuya uygun yazınsal bir metinle işe başlamanın çok yararlı bir başlangıç olacağı kanısındayım.”(Direk 2002:6) Bu nedenle burada hangi edebiyat eserinden ne şekilde ve hangi amaçla yararlanılabileceği büyük önem taşımaktadır. Bu konuda bize yardımcı olabilecek kişilerin başında da, edebiyatla ilişki kurarak felsefeyle uğraşanlar gelmektedir. Örneğin Kuçuradi, özellikle etikle ilgili konularda edebiyattan örnekler vermekte, ahlak felsefesinin somutlaşmasını sağlamaktadır. Uludağ Konuşmaları kitabında “özgürlük” ve “ahlak” kavramlarının ele alınışında bazı edebiyat eserlerinden de yararlanılmaktadır. Bu eserler arasında Camus’nın “Veba”sı, Victor Hugo’nun “Sefiller” romanı, Jean Anouilh’un “Becket ya da Tanrının Onuru” adlı oyunu yer almaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme:
Çağdaş dünyada felsefe eğitimi, temel insan haklarının yaşama geçirilmesi konusunda vazgeçilmez bir temel koşul olarak kabul edilmektedir. Bu anlayışa bağlı olarak da pek çok ülkede felsefe eğitiminin, ilköğretimden başlayıp ortaöğretimin sonuna kadar devam ettiğini saptamak mümkündür. Çocuklar İçin Felsefe Eğitimine, Bulgaristan’da ilköğretimin 4. sınıfından itibaren seçmeli olarak, İspanya’da 6 yaşından itibaren seçmeli, 12 yaşından itibaren ise zorunlu olarak, İtalya’da ilköğretimde seçmeli ders olarak, eğitim programlarında yer verilmiş bulunmaktadır. Adı anılan ülkelerden başka, Romanya, Kore, Avustralya, Brezilya ve Kanada gibi pek çok ülkede çocuklara yönelik felsefe dersleri eğitim sürecinde yer almaktadır. Bu açıdan bizde konunun üzerinde düşünülmesi ve bir karara varılması gerekli görülmektedir. Çünkü geleceğimiz demek olan çocuklarımızı böyle bir etkinlikten yoksun bırakmanın acı ve düşündürücü sonuçları ve görünümleriyle hayatımızın her anında karşılaşmamız söz konusudur. Yukarıda belirttiğim gibi, İlköğretime konulacak ve felsefi düşünmeyi sevdirmeye ve bu düşünüş tarzına yöneltmeyi amaçlayan bir ders ve bu konudaki eğitici yayınlar,, hiç şüphesiz lise ve üniversite düzeyindeki felsefe eğitimini de olumlu olarak etkileyebilir.


İnsanları insan kılmak açısından, edebiyata büyük bir görev düştüğünü belirten Uygur’un sözleriyle yazımı bitiriyorum: “İnsanı insana yaklaştırır edebiyat. Edebiyatın, insanı türdaşlarına yabancılaştırdığını söylemek yersiz bir genellemenin tuzağına düşmektir. ‘Kötü’ insandan da söz etse, insanı insana tanıtır; insanı ülküleştirerek de açıklasa, insan varoluşunun nasıllığına aydınlık getirir edebiyat. Okuyucunun anlayış ve duygudaşlıkla kendi tekbenine özgü çevreyi aşmasına, insan olanaklarının çeşitliliğine ilişkin bir bilinç elde etmesine yolaçar edebiyat.”(Uygur 1985: 162)


KAYNAKLAR:
Bedia Akarsu, “Prof. Dr. Bedia Akarsu ile Çağın Olaylarına Bakış” adlı söyleşi, H.Haluk Erdem-A. Ekber Ataş-M. Günay, Yeni Adana, 9 Kasım 2005.
Samed Behrengi, Küçük Kara Balık, Çev. İlknur Özdemir, Can Yayınları, 2001.
Betül Çotuksöken, “Edebiyatla Beslenen Felsefe: İoanna Kuçuradi’nin Söyleminden Bir İzlek”, Özne Felsefe Sanat Seçkisi, 6. Kitap, Bahar 2006.
Nuran Direk, Küçük Prens Üzerine Düşünmek, Pan Yayınları, 2002.
Ali Osman Gündoğan, “Edebiyat ile Felsefe İlişkisi Üzerine”, Özne Felsefe Sanat Seçkisi, 6. Kitap, Bahar 2006.
İoanna Kuçuradi, Etik, 1988.
Afşar Timuçin, “Felsefesiz Edebiyat Edebiyatsız Felsefe Olur mu ya da Olmalı mı?”, Felsefelogos, sayı: 17, 2002/1-2.
Nermi Uygur, İnsan Açısından Edebiyat, Remzi Kitabevi, 1985.

Friday, March 28, 2008

I. FELSEFE ÖĞRETMENLERİ KONGRESİ PROGRAMI

I. FELSEFE ÖĞRETMENLERİ KONGRESİ PROGRAMI
28 Mart 2008 – Cuma

10.00 – 10.15 ……... Açılış
Yaşar Küpeli ( Felsefeciler Derneği Başkanı )

10.15 – 11.30 ……... Felsefe Eğitiminin Önemi

Oturum Başkanı: Yaşar Küpeli ( Felsefeciler Derneği Başkanı )

Murat Bahadır ( Hınıs Çok Programlı Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Doç. Dr. Halil Turan ( ODTÜ Felsefe Bölümü )
Prof. Dr. Varol Akman ( Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı )
Prof. Dr. Betül Çotuksöken ( Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı )

11.30 – 11.45 …….. Çay Arası

11.45 – 13.30 ……... Felsefe Ders Programı ve Kitabı

Oturum Başkanı: Eylem Yenisoy ( ODTÜ Felsefe Bölümü Doktora Öğrencisi )

Nurcan Ünal ( Hasan Ali Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Kamil Yılmaz ( Pendik Ticaret Meslek Lisesi Felsefe Öğretmeni )
F. Gülşen Özcanoğlu ( Robert Lisesi Felsefe Öğretmeni)
Esma Köroğlu ( Özel Aziziye Lisesi Felsefe Öğretmeni

13.30 – 14.30 …….. Yemek Arası

14.30 – 15.45 ….….. Sosyoloji Ders Programı ve Kitabı

Oturum Başkanı: Prof. Dr. Nevin Güngör Ergan ( H. Ü. Sosyoloji Bölümü Başkanı)

Prof. Dr. Kadir Cangızbay ( Gazi Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümü )
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kemal Coşkun ( Ankara Üniversitesi DTCF Sosyoloji Bölümü )
Arş. Grv. Bahar Şahin ( İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü )
Yeşim Turan ( Mobil Lisesi Felsefe Öğretmeni )

15.45 – 16.00 …….. Çay Arası

16.00 – 17.45 …….. Psikoloji Ders Programı ve Kitabı

Oturum Başkanı: Arş. Grv. Doğan Barış Kılınç ( ODTÜ Felsefe Bölümü )

Aysel Göçer ( Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Selma Udum ( TTKB Öğretim Materyalleri Geliştirme ve İnceleme Merkezi Felsefe Komisyonu )
Nurhan Becermen ( Dr. Rıdvan-Binnaz Ege Anadolu Lisesi Felsefe Öğretmeni )



29 Mart 2008 – Cumartesi


10.00 – 12.00 ….….. İnsan Hakları ve Demokrasi Ders Programı ve Kitabı

Oturum Başkanı: Sonay Alpay ( Cumhuriyet Lisesi Felsefe Öğretmeni )

Yaşar Uğur ( Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Arş. Grv. Senar Alkın ( Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi )
Yeşim Dorman ( İnsan Hakları Derneği )
Emel Üresin ( Uluslararası Af Örgütü Proje Yöneticisi )

12.00 – 12.15 ….... Çay Arası

12.15 – 13.30 …….. Mantık Ders Programı ve Kitabı

Oturum Başkanı: Arş. Grv. Zeliha Burcu Yılmaz ( ODTÜ Felsefe Bölümü )

Necati Yankın ( Dr. Rıdvan-Binnaz Ege Anadolu Lisesi Müdürü )
Suriye Yaşar Öztürk ( Emekli Felsefe Öğretmeni )

13.30 – 14.30 …….. Yemek Arası

14.30 – 16.30 ….….. Felsefe Öğretmenliği Eğitimi

Oturum Başkanı: Prof Dr. Kurtuluş Dinçer ( Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı )

Prof. Dr. Ahmet İnam ( ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı )
Prof. Dr. A. Kadir Çüçen ( Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı )
Doç. Dr. Mustafa Günay ( Çukurova Üni. Eğitim Fak. Felsefe Grubu Öğretmenliği Bölümü)
Yrd. Doç. Dr. H. Haluk Erdem ( Gazi Üni. Eğitim Fak. Felsefe Grubu Öğretmenliği Bölümü)

16.30 – 16. 45 …….. Çay Arası

16.45 – 18. 30 …… Felsefe Öğretmeni

Oturum Başkanı: Caner Asna ( Ankara Anadolu İletişim Meslek Lisesi Felsefe Öğretmeni

Mehmet N. Dalçiçek ( Nermin Çekiç Anadolu Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Hüseyin Gavsi Yumuşak ( Kaya Beyazıtlıoğlu Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Caner Çiçekdağı ( Bursa Ali Osman Sönmez Fen Lisesi Felsefe Öğretmeni )





30 Mart 2008 – Pazar

10.00 – 11.30 ….….. Ders Yöntem ve Teknikleri – I

Oturum Başkanı: Ülkü Özet ( Yıldırım Beyazıt E.M.L ve Özel Bilkent Lisesi Felsefe Öğretmeni )

Nuran Direk (TFK Çocuklar İçin Felsefe Birimi Başkanı)
F. Gülşen Özcanoğlu ( Robert Lisesi Felsefe Öğretmeni)

11.30 – 11.45 …….. Çay Arası

11.45 – 13.30 ……... Ders Yöntem ve Teknikleri – II

Yılmaz Murat Bilican ( İzmir Amerikan Koleji Felsefe Öğretmeni )
Nurcan Ünal ( Hasan Ali Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi Felsefe Öğretmeni )

13.30 – 14.30 ……... Yemek Arası

14.30 – 16.30 ….….. Felsefe Kulüpleri / Olimpiyatları ve Düşünme Eğitimi

Oturum Başkanı: Sonay Alpay ( Cumhuriyet Lisesi Felsefe Öğretmeni )

Nuran Direk (TFK Çocuklar İçin Felsefe Birimi Başkanı)
F. Gülşen Öz ( Robert Lisesi Felsefe Öğretmeni)
Şehriban Gözcü ( Özel Tevfik Fikret Lisesi Felsefe Öğretmeni )
Berna KAYRA ( Marmara Koleji Felsefe Öğretmeni )

16.30 – 16.45 …….. Çay Arası

16.45 – 18.30 ….... Kongre Sonuçları


I. FELSEFE ÖĞRETMENLERİ KONGRESİ
Tarih: 28-29-30 Mart 2008
Yer: Petrol-İş Sendikası Konferans Salonu Adakale Sok. No: 6 Kızılay/ Ankara
İletişim:
e-posta: bilgi@felsefecilerdernegi.org
Tel: (0312) 431 00 84 – 83 ( Dernek )
(0505) 468 34 51 ( Mehmet N. Dalçiçek )
(0505) 687 44 87 ( Eylem Yenisoy )