Wednesday, February 14, 2007

Kırmızı Işık...


KIRMIZI IŞIK
Mehmet Özcan

Toplum bir seferberlik halidir. Seferberlik toplumun her an hareketliliğine ve sürekliliğine işaret eden bir durumdur. Toplumun mevcudiyeti seferberlik egzersizleriyle sürekli bir ayine dönüşür. Seferberlik savaşın insanlık durumunun olağan programı olduğunu ifşa edecektir. Hayatın ritimleri her an seferberlik düdükleriyle düzenlenir. Toplum seferberliğin sahasıdır. Toplumun seferberliği iktidarın yürüşüdür. Bu noktada toplum kolektif bir seferberlik halindedir. Nesnel zaman bu durumun ileri karakolu olarak iş görür. Vapur düdükleri bir nişanedir. Kornalar sirenlerdir.

Seferberlik kitlenin grameridir. Günümüzün politik tartışmalarını yönlendiren temalar ve buna kaynaklık eden krizler küresel seferberlik arzusunun bir ifadesidir.

Savaş estetiği olarak seferberlik küreselleşen üretim ve tüketimin aşkın gösterenedir.
Dünya ideal bir fabrika olmalıdır diyen üretim bilinci için seferberlik kitlelerin kutsal ayinidir. Kitle seferberliktir. Dünyanın bütünüyle hareketi iktidarın evrensel bir arzusu olarak ortaya çıkıyor. Kitlelerin hareketi dünyanın hareketiyle örtüştüğünde tam seferberlik sağlanacaktır.

Teknoloji seferberliğin lojistiği olarak işlevselleştiriliyor. Bir ok ile kıtalararası uzun menzilli bir silah arasındaki fark da seferberliğe dâhildir. Dünya imgesi, hızla seferberliğin aynasında bir film setine dönüşüyor.

Politikanın dili seferberliğin rahle-i tedrisatından çoktan geçmiştir. Ulus devlet seferber edilmiş toplumun politik varoluşudur. Milletin bu politik ayine katılımı tevhid-i tedrisatın amentüsünde vücud bulur.

Kitlelerin ayinsel varoluşunda trafik ışıkları evrensel bir hatırlatıcı olarak iş başındadır. Kırmızı manidardır. Boğa güreşlerinde kırmızının imgelemi trafik ışıklarında bir hakikate dönüşür.

mehmetozcan99@hotmail.com

No comments: